Italyanin Libyayi isgali ve asi cetelerle yillarca sü ren carpismalariyla ilgili anilarin henü z taze oldugu yillarda gecen cocuklugumda sik sik anlatilan bir hikayeyi animsiyorum. Isgal kuvvetlerinin pesine takilan bir Italyan maceraperest o dili hic bilmese de kendini Arapca cevirmeni olarak ise aldirmisti. Isyancilardan oldugu varsayilan biri yakalandiginda sorguya tabi tutuluyordu; Italyan subay Italyanca olarak sorusunu soruyor, sahte cevirmen de uydurdugu Arapcasiyla bir seyler sö ylü yordu; sorguya cekilen kisi hicbir sey anlamiyordu ve kim bilir neler sö ylü yordu olasilikla yanit da anlasilamiyordu ve cevirmen kendi keyfine gö re sahsin yanit vermeyi reddettigini ya da her seyi itiraf ettigini uyduruyordu ve genellikle isyankar idam ediliyordu. Tahminime gö re dalavereci arada sirada merhamete geliyor, sorguladigi zavallinin agzina onu kurtaracak sö zler de uyduruyordu. Her neyse, bu hikayenin nasil sonuclandigini bilmiyorum. Cevirmen belki hakkina dü sen parayla onurlu bir hayat sü rmü stü r, belki de sahtekarligi ortaya cikmistir ve basina gelebilecek en kö tü sey isten atilmasi olmustur.
Bu ö ykü yü animsadikca asil cevirinin daima ciddi bir is olduguna, hicbir yapisö kü mcü ceviri kuraminin etkisiz kilamayacagi bir meslek ahlaki gerektirdigine inaniyorum.
Umberto Ecodan ceviri, cevirmenlik ve diller arasi gecisler ü stü ne essiz bir kitap. Ceviri konusunda duyarli tü m okurlara yeni ufuklar acarken neseli anekdotlariyla okuma sü recini son derece eglenceli kilacak.