Nasil da ideallerimizi kirlettiler ve güclü inancimizi istismar ettiler.
Yirminci yüzyilin hikayesi büyük sözlerle degil, siradan insanlarin gözünden anlatilinca görünenin altindaki
gercekleri, o yillardan bugünlere kalan mirasi yansitabiliyor. Günter Grass da Benim Yüzyilimda 1900den
1999a kadar her yili bir askerin, bir annenin, bir iscinin, bir cocugun, bir politikacinin sesiyle olsa da caginin bir
aydini duyarliligiyla bakip yeniden canlandiriyor. Birinci Dünya Savasi ve Ikinci Dünya Savasi yillarina, Nazi
Almanyasindan savas sonrasi yoksulluguna, ögrenci hareketlerinden Berlin Duvarinin yikilisina kadar her an,
bu cok sesli anlatida tekrar yankilaniyor.
Grass, tarihin görünen yüzüne degil, ince cizgilerine bakiyor. Her bölüm kah buruk bir gülümsemeyle, kah kirik
bir sessizlikle dönemin ruhunu Zeitgeisti carpici örneklerle yansitiyor. Grass, caginin tanigi oluyor.
Ironi ve hüzünle örülmüs bu kitap hem Almanyanin hem de insanligin vicdanina ve bellegine tutulmus bir
ayna. Cesur bir yüzlesme.
1999 Nobel Edebiyat Ödülü, tarihin unutulmus yüzünü resmeden Sneseli ve karanlik fabllari nedeniyle
Günter Grassa verilmistir.
Isvec Akademisi