Kuran-i Kermin anlasilmasi ve yasanmasi, vahyin nazil oldugu ilk günden itibaren ilim geleneginin merkezinde yer aldi. Hz. Peygamberin s.a.s. aciklamalariyla baslayan, sahabe ve tabin nesillerinin katkilariyla gelisen tefsir faaliyeti; zaman icinde dil, fikih, kelam, belagat, tasavvuf ve diger ilimlerin birikimiyle zenginleserek müstakil bir disipline dönüstü. Her dönem, kendi ilm, fikr ve toplumsal sartlari icinde Kurana yeniden yöneldi ve böylece asirlar boyunca son derece zengin bir tefsir mirasi tesekkül etti. Elinizdeki kitap, saglikli bir tefsir tarihi tasavvurunun nasil kurulmasi gerektigi üzerinde duruyor. Tefsirleri yalnizca rivayet, dirayet, fikh, isar veya filolojik gibi türler üzerinden tasnif etmenin yetersizligine dikkat cekip tefsir tarihini parcali tasnifler yerine tarihsel sürekliligi esas alan bütüncül bir bakisla ele aliyor. Tefsirin dogusundan günümüze uzanan serüvenini, Dogus ve Tesekkül, Sistemlesme, Olgunluk, Tahkik, Tercüme ve Tecdit ve Cagdas Dönem basliklari altinda inceliyor; her dönemin öne cikan müfessirlerini, eserlerini, yöntemlerini ve ilm yönelislerini kendi tarihsel baglami icinde degerlendiriyor. Böylece okuyucuya tefsir düsüncesinin hangi merhalelerden gecerek gelistigini ve farkli dönemlerde nasil yeni bicimler kazandigini gösteren kapsamli bir tefsir tarihi sunuyor.